sakarya escort bayan sakarya escort sakarya escort sakarya escort serdivan escort webmaster forum
sakarya escort kayseri escort nevsehir escort denizli escort izmit escort diyarbakır escort buca escort rokettube
Öne Çıkanlar en Radamel Falcao finike korkteli protesto sıcaklık

Bu haber kez okundu.

Fikirci Bey yazdı: YİNE 'ERMENİ SOYKIRIMI'
YİNE “ERMENİ SOYKIRIMI” Amerikan filmlerine, dizilerine bakıyorum, iki dangalak eski asker bozuntusu bir araya geliyor, hemen böbürlenmeye başlıyorlar. Birisi, “Ben iki dönem Afganistan’da, bir dönem Somali’de görev yaptım” diyor. Öteki görüyor ve artırıyor, “İki dönem Irak’ta (Irak da diyemezler, Ayrak derler) Felluca’da, iki dönem de Mogadishu da…” Bunları marifet gibi anlatıyorlar, bir de bundan nasıl zarar gördüklerinden, ruhen ve bedenen yaralandıklarından, devletin onlara sahip çıkmadığından falan yakınıyorlar. Hepsinde PTSS (travma sonrası stres bozukluğu) var, hemen de kabuslar falan görüyorlar. Yani sanki o savaşların mağduru da bunlar… Hatırlarsanız Rambo da ilk filmin sonunda ağlaya ağlaya Vietnam’da arkadaşlarının nasıl bomba ile parçalandığını anlattı… İçimizi dağladı, o savaşta ölen 3,5 milyon Vietnamlıyı unutuverdik. Başka halktan binlercesini “agent orange” ile zehirlemek için giden gariban Amerikan askerinin nasıl da dönüşte orada maruz kaldığı “agent orange”dan kanser olup öldüğünü görüp üzüldük. Gitmeseydiniz ya katiller! Orada binlerce insanın kafasına bomba atmanın nesiyle övünüyorsunuz? Burada mağdur siz misiniz, yoksa ölen yüz binlerce insan mı? Ama ABD’den ve yerli iş birlikçilerinin gözünden bakınca öyle değil. Oraya “evrensel adaleti” sağlamak için gidiyorlar. Çünkü onlar uluslararası düzeyde hep haklılar, ahlaki üstünlükleri var, oraya demokrasi götürüyorlar. Açıkçası dünyada yasama yürütme ve yargının kendi ellerinde olduğunu düşünüyorlar. Zaten karşılarında da bir SSCB olmayınca “siz orda ne halt ediyorsunuz?” diye soran da yok. Buraya kadarı zaten Vietnam’dan beri bilindik hikâye. O sıralar biz sadece ABD darbeleri ile etkileniyorduk. Doğrudan müdahaleye hiç maruz kalmadık. Ama anlaşılan ABD’ye karşı geldiğimiz için ufak ufak bize de sıra geldi. Önce Pentagon/Pennsylvania ortak senaryosu ile yerli iş birlikçilerini üzerimize saldılar. Arkasından Halkbank soytarılıkları, yaptırım rezaletleri, NATO’dan çıkarma imaları gelmeye başladı. Bunların arkasının geleceği belliydi. Meclisimizi bombalayan bir güce karşı alternatif savunma silahı almamız suç oldu. “S-400’leri derhal geri verin” dediler. “Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt devleti kuracağız, oradan çıkın” dediler. Akdeniz’den sadece turist ağırlayın balık tutun, doğalgaz aramayın. Karadeniz’de Boğazları bize açın, köprü, kanal, havaalanı falan yapmayın… İstekleri böyle gidiyor. Buraya kadarı sadece uluslararası bir krize delalet ediyor ve Türkiye de elbette elindeki kartları oynuyor. Ama acıklı olan, AB/ABD’nin bu isteklerinin garip bir şekilde içeride kendine “solcu, anti emperyalist, yer yer milliyetçi” diyen bir kısım güruhun talepleri ile birebir çakışması. Hatırlarsanız bu listeyi ilk kez somut olarak Taksim Dayanışması Platformu adı altında okunan “başta 3. Köprü, 3. Havaalanı, Kanal İstanbul’un… durdurulması” diye başlayan bildiride görmüştük. ( Bu arada acıdır belirteyim Ak Parti bu konulardaki haklılığını, projelerinin doğruluğunu anlatamamakta direniyor. Akşam Habertürk’te Tevfik Göksu’yu takip ettim orada da doğru argümanlarla anlatılan gerçek haklılık savunularını göremedim.) O gün sokaktaki sivil insanın talepleri gibi yutturulan maddelerin aslında kimin talebi olduğu artık gün gibi ortada. Üstelik “level” atlamış durumdalar. Emekli Büyükelçiler, Emekli Amiraller, onların CHP ve İP içindeki uzantıları hafta geçmiyor ya darbe tehdidi ya da dış müdahale korkusu veriyorlar. Doğrudan dış müdahale isteyen ABD/AB’yi direkt işgale çağıran izansız gazeteci bozuntularını saymıyorum bile… Hatta aralarında “onların dediklerini yapmazsanız müdahaleye maruz kalırsınız” diyen paşa eskisi bile var. Şimdi yine 24 Nisan’ın yıl dönümündeyiz. Bakalım bu sefer kim Ermeni soykırımı diyecek derken, Bloomberg’den öğreniyoruz ki Biden, bugün 'Ermeni soykırımını' tanıma niyetinde… Tanımazsanız hatırım kalır. Her sene her sene bunlarla mı uğraşacağız? Tanıyın da rahatlayın.  Biz de bu açıktan saldırıyla nasıl baş edeceğimizi bilelim. Ben o cümleyi tersten kuracağım. Konu Ermeni soykırımı değil, sen hala anlamadın mı?
Anahtar Kelimeler:
VietnamSscb

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

http://www.onayhaber.com/xpanel/?file=ayar#ckeditor_tema