Öne Çıkanlar iskur EKONOMİ YGS kalkacak mı hamilelikte cinsel ilişki kına gecesi

Bu haber kez okundu.

Baran Seyhan ile yeni filmi Söz Vermiştin’i konuştuk

Baran Bey ile Gezi Parkı'nda buluşup Söz Vermiştin'i konuştuk. İnsanların arasından geçip, çocukların oyunlarını izledik. Tatlı bir sohbetti. Ben filmi basın gösteriminde 3 gün öncesinde izlemiştim. Sanırım en çok acıklı olduğunu, kalbime dokunduğunu bildiğim bir filmden ağlamadan çıktığım için çok sevdim. Filmin bu anlamda dengesi müthişti çünkü. Siz izlediniz mi? İzlemediyseniz mutlaka listenize alın derim…

Her hikâyenin kendi doğallığı içerisinde acısını, tutkusunu kısacası kendi gerçeğini izletmekten yanayım

- Söz Vermiştin, 15 Kasım'da gösterime girdi. Biz de 3 gün öncesinde basın gösteriminde izledik. Yolu açık olsun dilerim. Filmin hem yönetmeni hem senaristisiniz. Ajitasyondan uzak bir film. Senaryo yazımında buna özellikle mi dikkat ettiniz?

Ajitasyon, asla ve asla hayatımda olmasını istemediğim bir tavır. Projenin şekillenmeye başladığı ilk andan itibaren ajitasyon olarak algınabilecek her şeyden uzak durmaya çalıştım. Gerek yazım, gerek çekim gerekse yapım sonrası dönemde buna dikkat ettim. Hatta bu uğurda bazı sahnelerden feragat dahi ettim. Ben her hikâyenin kendi doğallığı içerisinde acısını, tutkusunu kısacası kendi gerçeğini izletmekten yanayım. Umarım başarabilmişimdir.

-Senaryoda özellikle dikkat ettiğiniz başka noktalar oldu mu? Yazarken sizi en çok neler etkiler?

Yazarken beni etkileyebilecek tek şey hislerim olabilir. Ama bana değen, dokunan hayatlar, yaşanmışlıklar, şarkılar, şiirler ve elbette filmler beslenme kaynağım. Bu senaryoyu yazarken de böylesi etkilenmelerin izlerini sunmaya; ama ne olursa olsun özgün bir anlatı sunmaya çaba gösterdim.

- Yazarken esin kaynağınız nelerdi? Hikâye için tamamen kurgu diyebilir miyiz?

Az önce de belirttiğim gibi ben de herkes gibi etrafımda olup bitenlerden, kendi yaşadıklarımdan besleniyorum. Bu filmin hikâyesi için, kendi yaşanmışlıklarım, etrafımda şahitlik ettiklerimin de içinde olduğu bir kurmaca diyebiliriz. Biyografik bir film hikâyesi diyemeyeceğimiz gibi tamamıyla kurmaca da diyemeyiz.

Bu projede rol almayı isteyen kabul eden ve hatta talep eden herkese şükran duyuyorum

- Senaryo yazarken hangi rolü kimin oynayacağına karar vermiş miydiniz? Yönetmen gözü ile oyuncularınız hakkında neler söylersiniz?

Senaryonun yazımı esnasında kimin oynayacağına ve oynamasını isteyeceğime karar vermemiştim başroller için. Ama tabii ki senaryoda kendi olarak var olan Mazlum Çimen ve Levent İnanır hariç. Önerilen senaryodan heyecan duyan, rolü oynamayı çok isteyen oyuncudan daha iyisi bulunamaz. Hele ki bizim örneğimizde olduğu gibi ahenkli bir çalışma olunca bu memnuniyet katlanıyor. Emre Karayel ve Aslı Tandoğan başta olmak üzere bu projede rol almayı isteyen kabul eden ve hatta talep eden herkese şükran duyuyorum.

- Filmin hem senaristi hem de yönetmeni olmak nasıl bir duygu? Bu durum size neler sağlıyor?

Senaryoyu yazmış olmak elbette yönetmene pek çok avantaj sağlıyor. Projeye ilişkin derinlemesine ve içselleştirilmiş diyebileceğimiz bir bilgiyle donanmış olarak başlıyorsunuz. Bu durumun katkısı yadsınamaz elbette. Ama yine senaristin ve yönetmenin ayrı ayrı kişiler olmasının da bir projeye katacağı çok şey olduğuna inanıyorum. İkinci bir bakış açısının getirecekleri de eminim çok değerli olur.

- Kariyerinizde, Söz Vermiştin'in yerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Filmden beklentileriniz neler?

27 senedir sinemanın içindeyim. Hemen her alanında bulundum. Ben, yönetmen olma hevesi ile hareket etmedim. Böyle bir kariyer planım da yoktu. Arkadaşlarımla yaptığım istişareler sonucunda bu projede yönetmenlik görevini de benim üstlenmem konusunda bir kanaat oluştu. Ve yapımcı Baran Seyhan da buna ikna oldu. Dilerim yanlış bir karar olmamıştır. Filmden beklentime gelince; her sinemacı gibi ben de paylaşmaya değer olduğuna inandığım bir mesele film haline geldiğinde bunun mümkün olduğunca geniş bir kitle tarafından izlenmesini diliyorum. Hele bir de böyle bir geniş kitlede izlenme, beğeni ile de sonuçlanırsa daha ne ister ki insan…

Damla Karakuş: Teşekkür ederim.

Baran Seyhan: Teşekkür ederim.

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

http://www.onayhaber.com/xpanel/?file=ayar#ckeditor_tema